Kitap tabiri yerinde ise ölümü yavaş yavaş kabullenme, ölümden sonra neler yaşanıyor, ölen kişilerin geri de bıraktıkları ölümü nasıl karşılıyor gibi anlatımlar sunuyor. Bulgaristan'a özgü gelenek göreneklere anlatımda yer verilmiş olması yazarı ve kitabı daha iyi tanımamızı sağlıyor diyebiliriz. En güzel ve anlamlı söz ise 'Babam bahçıvandı, şimdi bir bahçe' bence. Kitabı çok güzel özetlemiş bu cümle. Roman diyor kapakta fakat günlük gibi daha çok. Duygusal özelliği baskın olan kişiler bir çok bölümünden etkilenir diye düşünüyorum. Şu bölümde benim bu dediğim yer olmuştu;
Bir arkadaşım babası öldüğünde öyle aman aman bir üzüntü hissetmediğini, hatta bu yüzden kendisi için biraz endişelendiğini anlatmıştı; bir hafta geçmiş, sonra bir ay, sıradışı pek bir şey yokmuş, evet, aklına gelmesine geliyormuş, kendini mutlu hissetmiyormuş, ama buna gerçek bir üzüntü denir mi — hayır. Sonra bir sabah, dedi, gözlerimi açtım ve, inan bana, acıdan kalkamadım. Sanki ağır bir levha ya da bir taş göğsümü sıkıştırmış gibiydi, nefes alamıyordum, beni aniden öyle bir çarptı ki, babamın artık hayatta olmadığını sanki ancak o zaman anladım. Ta ikinci yıl bir nebze hafifledim, dedi.
Genel olarak güzel ve akıcı bir kitap.