Size her hangi bir şey verilmişse, sırf dünya hayatının geçici menfaat ve süsüdür. Allah yanındaki ise, hem daha hayırlı, hem daha kalıcıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?
“Ben ancak şu şehri mukaddes kılan ve her şeyin sahibi olan Allah’a ibadet etmekle emrolundum. Ve ben hâlis müslümanlardan olmakla emrolundum.”
“Ve Kur’an okumakla da...” Bunun üzerine her kim doğru yolu bulursa, sırf kendi lehine bulmuş olur. Kim de sapar giderse, de ki: “Ben, ancak tehlikeyi haber verenlerdenim!”
...Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır. Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.”