Mardin Kapı Şen Olur
Dibi Değirmen Olur
Buralarda Yar Seven
Mutlaka Verem Olur
Dağ kapısı daşlıdır
Yarim kara kaşlıdır
Ben yarimi tanıram
Kıvır Kıvır saçlıdır
Urfa kapı bağlıdır
Yarim Kara dağlıdır
Ben Yarime Kıyamam
Yarim Küçük çağlıdır
Yenikapı bahçalar
Yar orda keman çalar
O yar bana bakan da
Yüreğimi parçalar
(Recep Serttaş)
Celal Güzelses
Diyarbakır
Sabahtan uğradım ben bir figana
Bülbül ağlar ağlar güle getirir
Bakın şu feleğin çürük işine
Her bir cefasını kula getirir
Depreştirme benim dertlerim tamam
Muhabbet şirindir vermiyor aman
Üstümüzde dönen çark ile devran
Felek bizi halden hale getirir
Pir Sultan Abdal’ım sözlerim haktır
Hakk diyen kullardan hiç şüphem yoktur
Cehennemde ateş olmaz nar yoktur
Herkes ateşini bile götürür
Pir Sultan Abdal
Hüseynik'ten Çıktım Şeher Yoluna
Can Ağrısı Tesir Etti Koluma
Yaradanım Merhamet Et Kuluna
Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne
Telgırafın Direkleri Sayılmaz
Ati Hanım Baygın Düşmüş Ayılmaz
Böyle Canlar Teneşire Konulmaz
Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne
Lütfü Gelsin Telgırafın Başına
Bir Tel Versin Musul'da Kardaşıma
Bu Gençlikte Neler Geldi Başıma
Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne
Hafız Osman Öge (Elazığ)
(Ahmet Kaya Türküsü)
Özü hakka bağladım ben
Gel hünkarım şahidim ol
Kusuruma sevabıma
Gel hünkarım şahidim ol
Dost selamın vermez oldu
Tabip yaram sarmaz oldu
Birşey gözüm görmez oldu
Gel hünkarım şahidim ol
Nurşani'yem bu cihanda
Ne olduysa oldu gamda
Saldırdılar dört bir yanda
Gel hünkarım şahidim ol
Aşık Ali Nurşani
Düşürdün aşkın narına
Karıştırdın küle beni
Atın yolun kenarına
Yar geçtikçe göre beni
Kırda meleşir kuzular
Derdim çok yarem sızılar
Gönül sevdiğin arzular
Götürsünler yare beni
Ecel gelir Hak’tan ferman
Can çekilir kalmaz derman
Ekin idim oldum harman
Savursunlar yele beni
Ali Rıza’m sızlar yara
Gülistandım döndüm hara
Çekiverin Zülfikar’a
Kılsın pare pare beni
Ali Rıza Binboğa