HSN GBKÇ

HSN GBKÇ
@HAKK1
Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam; Alıp beni götürsün, tam inanmış dört adam.          Necip Fazıl Kısakürek
AŞK BİZE KÜSTÜ I Biz bu kentlere sığdık da bu kentler bize sığmadı âsiya ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında arttıkça yalnız, sustukça silik… Ay ışığı gölgeleri büyüttü son kuşlar da vuruldular dağlarda yakamozları söndü sahillerin, ışıkları evlerin çağın vebalı gövdesinde bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık kaldık… Kırık bardaklar gibi içilmiş sulardan geride buruk bardaklar gibi… II düşler artık ölü çocuklar doğuruyorsa sevgiler boğduruluyorsa kürtajlarda ve daha eskimemiş tüfeklerle ordusu bozguna uğramış askerler gibi kalıp bozuk paralar gibi yuvarlanıyorsak kaldırımlarda bir bedeli vardır elbet cennetini çaldırmanın ömrünü piç bir bebek gibi bırakmanın bulvarlara bozgunlara ve yanlış yalan aşklara; bir bedeli
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çiğdem Der Ki Ben Alâyım  Çiğdem der ki ben alâyım Yiğit başına belâyım Hepsinden ben alâyım Benden alâ çiçek var mı  Çiğdem çiçek dolu dağlar Yârim gurbet elde ağlar Lâle der ki be hey tanrı Benim boynum neden eğri Yârdan ayrı düştüm gayrı Benden alâ çiçek var mı Al baharlı mavi dağlar Yârim gurbet elde ağlar Sümbül der ki boyum uzun Yapraklarım düzüm düzüm Beni ak gerdana dizin Benden ala çiçek var mı Mor sümbüllü mavi dağlar Yârim gurbet elde ağlar Navruz der ki ben nazlıyım Sarp kayalarda gizliyim Mavi donlu gök gözlüyüm Benden ala çiçek var mı
Bir gece Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,* Kumdan, ayın ondördü, bir Öksüz çıkıverdi! Lakin, o ne husrandı ki: hissetmedi gözler, Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî: Bir kerre, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kerrede, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar, Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi. Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi! Fevzâ bütün âfâkını sarmıştı zemînin. Salgındı, bugün Şark'ı yıkan, tefrika derdi. Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki Öksüz, Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi! Bir nefhada insanlığı kurtardı o Masum, Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi! Aczin ki ezilmekti bütün hakkı, dirildi; Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi! Âlemlere rahmetti, evet, şer-i mübîni, Şehbâlini adl isteyenin yurduna gerdi. Dünya neye sâhipse, onun vergisidir hep; Medyûn ona cem'iyyeti, medyun ona ferdi. Medyundur o Mâsûma bütün bir beşeriyet..
BOŞA GELİP BOŞA GİDENLER Dünya çirkef, düzen bozuk Geldiğin neye yarar ki? Sonu ağlamaktır, yazık Güldüğün neye yarar ki? Geleceksin, gideceksin Tükenecek, biteceksin Akibet kaybedeceksin Bulduğun neye yarar ki? Ha ahiret, ha burası Bir nefeslik yol arası Miras kalacak mirası Böldüğün neye yarar ki? Mal alırsın, mülk alırsın Saat, çizme, kürk alırsın Birgün çır_çıplak kalırsın Aldığın neye yarar ki? Hesabın, kitabın derin Çoktur icadın, eserin Yoksa Rabbinden haberin Bildiğin neye yarar ki? Hani nerde şükür, sabır? İman taklit, amel cıbır Haram kefen, nursuz kabir
Beni Hor Görme Gardaşım Beni hor görme gardeşim Sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün ben sac mıyım? Ne var ise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezar'a girende Sen toksun da ben ac mıyım? Kimi molla kimi derviş Allah bize neler vermiş Kimi arı çiçek dermiş Sen balsın da ben cec miyim? Topraktandır cümle beden Nefsini öldür ölmeden Böyle emretmiş yaradan Sen kalemsin ben uc muyum? Tabiat'a Veysel âşık Topraktan olduk gardaşık Aynı yolcuyuz yoldaşık Sen yolcusun ben bac mıyım? Âşık Veysel Şatıroğlu