Herkes bi yerlere gidiyor durmadan. Herkes hareket halinde. Kimse olduğu yerde kalmıyor. Öldüğü yerde bile huzur yok insana. Elli yıldır sefer halindeyim güya, bir adım bile gitmedim kendimden uzağa. İnsanlar göçmüş, dünya ilk sahibi olan doğaya kalmış sanki.
Yaşlanınca ne çok içinden konuşuyor insan.
Nasıl da boğum boğum insanın içi de, dinleyeni yok. Alıp karşısına konuşanı yok.
Sarılanı, ağlayanı, güleni yok.
İnsanın sözünü tamamlayanı yok.
Haline yananı yok.
Şu karşıki dağda lambalar yanar sönermiş, içimdeki közü söndüren yok!
Dilimin üzerinde bir kelime geziyor elli yıldır, alıp silen yok!
Senden önce böyle biri olduğumu da bilmezdim. Ayrılınca ne çok şey öğreniyor insan Heves Ali. Bir teki bile işine yaramasa da ne çok bilgi gelip toplanıyor insanda. Ayrılığın ve ölümün bilgisi birbirine ne çok benziyor?