Yıllar evvel bir keresinde anneciği, "Hepimizle içinden kavga ediyorsun sen. Sonra da kendi kendine anlattıklarını duymadığımız için güceniyorsun bize," demişti. İçimden söylediklerimi yüzünüze tekrar etsem, hiçbirimiz birbirimizin yüzüne bakamayız artık diye düşünmüştü o da. Ama bunu da içinden söylediği için anneciği hiç bilememişti.
İşgüzarların lafları bir yana lakin sizin her şeye gericilik yaftası vurmanız kendi insanınıza nefretinizin tezahürü. Garbın her türla keyfiyetine ilericilik demek acınası bir durum. Softalar bizi çöleçağırırken siz de bizi kuru taklitçiliğe çağırıyorsunuz. Aslında birbirinizden farkınız yok. Kendi öz ruhumuzu keşfederek de asrileşebiliriz. Bu kadar sathi düşünmeyin. Yüksek fikirlere sahip olmak, illaki kökünden kopmak demek değildir. Milletimizin mazisi, müktesebatı, malumanı, irfanı kafi derecede derindir.
Niye böyle yaşadığını, imkânları varken neden daha iyi yiyip içmediğini, niçin kendisini soğuktan koruyacak samur kürke bürünmediğini sorduğumda, "Özgürlük ve iktidar uğruna!" diye cevap vermiştı.
Ona göre ruh, dünya nimetlerinin tutsaklığından kurtuldukça özgürleşiyor, bağımsızlaşıyor ve dünya yüzünde hiçbir krala ve imparatora nasip olamayacak bir büyük iktidara kavuşuyordu.