Unutmak diye bişey var mıydı gerçekten? Bir zamanlar onu düşünmeden geçen saniyemizin olmadığı insanları unutmak var mı gerçekten? Unutmak diye bir şey hiçbir zaman olmadı olmayacak da. İçindeki o bitmek bilmeyen enerji, istek hafifler. Unuttum sanırsın. Ama onu hatırlatacak en ufak bir kıvılcım karnına bir anda aynı sancıları sokar, kalbin yine bağımsızlığını ilan etmek ister. Unuttum dediğin şeyler aslında en çok hatırlamak istediklerindir!
Biliyorum geleceğini bir gün o kara günün. Ama o gün ne yapacağımı düşünmedim ya da düşünmeye cesaret edemedim. Sen sana en yakışan renkte, beyazlar içinde gülerken ben güneşi olmayan bir dünya gibi soğuk, karanlık, hissiz kalacağım. Hala şansım var bu senaryoyu yırtıp atmak için. Lakin umutlar tükenmekte arzular erimekte...
Siz hiç evinin önünde 3 saatte bir paket sigara bitirip boş bakışlarla dönecek kadar sevdiniz mi? Bir dakika olsun belki balkona çıkar diye o kara kışın yüz yakan soğuğunda kısık gözler ve umutsuz bakışlarla beklediniz mi kaldırımda ? Ben bekledim. Peki ya evini bulmak için zillerde isim arayacak kadar sevenlerin hiç mi ahı olmayacak bu kadar farkedemeyenlerde? Olacak. Fakat gelip bir bakışı ve herşeyi unutturan gülümsemesiyle yine kavuracak içinizdeki aşkı.