"Mutlu olmak, çok istediğin bir insana veya bir şeye kavuşmak neden bu kadar zor? Bu yaşam insanlara bir haz, bir mutluluk yaşamaları için mi yoksa acı çekmeleri için mi bahşedilmiş? Böyle olması da kişinin kendisinin bir payı, bir yanlışı var mı? Yaşam, bilmediğimiz ama inandığımız öteki dünya için gerçekten bir hazırlık dönemi mi? İnsanoğlu mucizeler yaratmaya devam ediyor. Ancak henüz çözemediği ve sadece Yaradan'ın, yani ilahi gücün kontrolünde olan birçok şey karşısında aciz ve galiba hep aciz kalacak."
"Günler saat gibi, aylar ise gün gibi ilerliyordu, geriye dönüp baktığımızda günlerin, ayların, senelerin üst üste biriktiğini, sadece yüzümüzde çizgiler değil, omuzlarımızda gittikçe ağırlaşan bir yük, içimizde ise her gün biraz daha koyulaşan bir karanlık oluşturduğunu fark ederiz. Problemlerin hepsi veya büyük bir bölümü nadir insanların hayatında çözüme ulaşır. Bunlar çok mu akıllıdırlar? Çok mu tedbirlidirler? Çok mu şanslıdırlar? Bu pek açıklığa kavuşmuş bir konu değildir. Galiba hepsinin birarada olması gerekiyor. Çünkü sanssız bir insan ne kadar akıllı ve zeki olursa olsun, bazı şeyleri önleyemez. Gerçi bu önlenemeyen şeyler zaman zaman şanslıların da başına gelebilir: çaresiz bir hastalık, bir deprem, bir sel gibi... Onlara da kaderin yazgısı demek zorundayız. Çünkü yapacak fazlaca bir şey yoktur."
"Böyle durumlarda inançlı insanların çok daha ümitli ve huzurlu oldukları kesindir. İnanç insana her zaman, özellikle çaresiz kaldığı her anda, en rahatlatıcı destek ve ilaç gibidir."
"Belkide zaman en iyi ilaçtır yerine sevgi en iyi ilaçtır denilmelidir."
"İnsanlar ruhları, duyguları, kısacası iç dünyaları güzel olduğu sürece tüm güzellikleri fark eder, onları yaşarlar."