Nefes alabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu o an tüm hücreleriyle anlamıştı; mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterliydi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu
Bu adam, sanki yanlış bir çağda doğmuştu; dünyaya ya çok erken gelmiş ya da çok geç kalmıştı. Bütün suçu buydu belki: fazla erken, fazla berrak, fazla kendisi olmak.