Selam oza, evde, geceleyin
Ya da uzakta bir yerde, neresi olursa olsun,
Havlarken köpekler, yalarken kendi gözyaşlarını
Senin soluğun dur duyduğum ses.
Selam oza!
Nasıl bilebilirdim, sinik ve gülünç,
Bir kişi gibi, ürkek giren bir göle,
Gerçekte korku olduğuna aşkın, söyle ?
Selam oza!
Ne korkunç, bir başını düşünmek şimdi seni ?
Daha da korkunç, bir başına değilsen oysa :
Şeytan öylesine doyumsuz bir güzellik vermiş ki sana .
Selam oza!
Ey insanlar, lokomotifler, mikroplar
Gerin kanatlarınızı elinizden geldiğince ona
Harcatma onu , dokundurtmam kılına.
Selam oza!
Yaşam bitki değilse aslında,
Neden dilimliyor parçalıyor insanlar onu
Selam oza!
Ne açıp bu denli geç rastlamak sana
Ve böylesine erken ayrı kalmak sonunda.
Karşıtlar getiriliyor bir araya
Bırak çekeyim kahrını ve acını kendime
Çünkü acılı kutbuyum mıknatısın ben ,
Sense sevinçli . Dilerim sonuna dek kalırsın öyle.

Dilerim hiç bilmezsin nedenle hüzünlüyüm .
İnan, kendimle üzmeyeceğim seni.
İnan, dert olmayacak sana ölümüm.