Hayata tutunma biçimimizde bir anormallik var. Hayattan koparmaya çalışıyoruz. İnsandan, hayvandan veya maddeden kopardıklarımızın tırnak aralarımızda birikmiş partiküllerine mutluluk diyoruz. Tutunmak ile koparmak arasındaki o küçük ayrıntı bizi kocaman trajedilere gebe bırakıyor.
Mutsuzum diyen herhangi bir insanın tırnaklarına bakın.. Hepsinde hayattan koparılmış ölü parçacıklar bulacaksınız. Sevgi, aşk, dostluk, yoldaşlık, merhamet, saygı, ve salt insana indirgenme hatasına düşülmüş tüm bu kombine yapay yaratımların değişmez dramı aynı ortak koparılmışlıkta yatar. Hayat anaya karşı bir Oüdipus formuyuz. Bir antik Yunan trajedisinin daimi kaybedeni olmaya mahkumuz. Becermediğimiz, kasık aralarımızda aşağılamadığımız hiçbir şey bırakmadık. O halde çıkarın bıçaklarınızı, Kral Öüdipus’un ruhuna rahmet okurken oyun o kirli gözlerinizi. Görülmeye layık hiçbir yaşam belirtisi bırakmadık...
Beyazlarınızı çoğaltın, arının..!
Alıntı