O, tarihi sadece kitapların içinde anlatmadı; sokaklarda, şehirlerde, mimaride ve insanın hafızasında aradı.
Bize şunu hatırlattı: Bir insan yalnızca okuduklarıyla değil, gördükleriyle de büyür.
“Gezin, görün, merak edin” derken aslında şunu söylüyordu:
Dünya büyük bir kitaptır ve yerinde sayanlar o kitabın yalnızca bir sayfasını okur.
Bilginin kibirle değil merakla, ezberle değil yolculukla derinleşeceğini öğretti.
Bir şehre bakarken yalnızca binaları değil, yüzyılların izini görmeyi; bir millete bakarken yalnızca bugünü değil, tarihini düşünmeyi öğretti.
Şimdi o büyük hafıza aramızdan ayrılmış olabilir.
Ama bıraktığı sözler, tavsiyeler ve merak duygusu hâlâ bizimle.
Çünkü bazı insanlar yalnızca yaşadıkları döneme değil, zihinlere iz bırakırlar.
Saygıyla ve minnetle anıyoruz.