Lise sıralarında koparılmış bir gülün güzelliği ve kokusunun ferahlığında ilk başladı yolculuğum.
Yaprak aralarında hatıra diye saklayıp uzun zaman sonra karşılaştığımda kuru gülün halini gördüm.
Günlerin, ayların ve yılların ne kadar hızlı geçtiğini ve kitap aralarındaki gül yapraklarını görünce anımsadım
Bir gül yaprağın kurusunda ne çok birikmiş
Anıların, özlemin, hasretin ve ayrılığın biriktiğini ilk gülün kokusunu aldığım anki gibi bu sefer acı ile hissettim
Yoldaki yoldaşım, gök mavisindeki bulut
Gülbahçelerin en güzel gülü
Kaderimin ve yazgımın silinmez çizgisi
Söyle yol nereye.
Bunca zaman dolup taşıdığım boş heybem
Güneşlerin doğup batışına asılıp duruyorum geçmesin, geçince bitecek birgün. Hüseyin Karaaslan
İçimde günbegün büyüyen şu boşluk
Nice kapı çaldım kabuk sarmadı
Bir yerde koca bir gül gördüm
Acıları örten bir yaprak imiş
Ölüm olunca dolar mış meğer...
Hüseyin Karaaslan
Bir dost eyle, her kelâmı muhabbet olsun.
Yokluğu hasret varlığı derya
Bir gönül ehli, bedene ruh olsun.
Zira ruhsuz bedenler kalabalıklarda yalnızlaştı Hüseyin Karaaslan
Hasbahçesinde ömrün yakın olmaz bana gül
Bîzârım ümidime kurulan her tuzaktan
Tutuştu o lâcivert hayâle düşen kâkûl
Bakanlar baktı sana; ben uzaktan uzaktan