Sizin sözünü ettiğiniz ideal, kutsal ve bencillikten yoksun insan mı? diye sordu Ernest. Bu dediğiniz türden insan o kadar azdır ki, bunları yok olarak bile varsayabiliriz.
Zaten kapitalist sınıfın gözünde sizin gücünüz ve değeriniz de burada. Ama günün birinde
görüşünüz değişip müesses nizamı tehdit eden şeyler düşünmeye başlarsanız, artık vaazlarınız işvereniniz nezdinde kabul edilebilir olmaktan çıkar ve siz de kiliseden dışlanırsınız. Arada sırada içinizden birileri işten çıkarılmıyor mu? Haksız mıyım?"
Bilim adamları şehirlerde büyük tahıl ambarları kurup sulama kanalları yaparken onlar açlığın ve salgın hastalıkların Tanrı'nın gazabı olduğunu ilan ettiler. Bilim adamları yollar ve köprüler inşa ederken onlar kendi suretlerini ve kendi arzularını taşıyan tanrılar inşa ettiler. Bilim adamları Amerika'yı keşfeder, yıldızları ve yıldızların yasalarını keşfetmek için gözlerini uzaya dikerken onlar evrenin merkezinin dünya olduğunu söylediler. Kısacası metafizikçiler insanlık için hiçbir şey, kesinlikle hiçbir şey yapmamışlardır.
"Metafizikçileri devre dışı bırakmanın bir yolu daha var," dedi. " Çalışmalarına bakın.
Havai hayallerini etrafa saçmak ve Tanrı diye insanlara kendi gölgelerini yutturmak dışında insanlığa ne faydaları olmuş?
Bana ortaçağ skolastiklerini anımsatıyorsunuz. Baylar, sizler yirminci yüzyılın düşünce yaşamından, on bin yıl önce vahşi bir ormanda yaşayan bir Kızılderili büyücü kadar uzaksınız.