Hasan BATMAZ

Puan vermedi·304 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabı ilk okuduğumda aklıma doğrudan Dune geldi. Dune’da baskın olan çöl atmosferine karşılık, Karanlığın Sol Eli soğuk, sert ve kapalı bir iklimde geçer. Ancak bu benzerlik yalnızca mekânsal
Karanlığın Sol EliUrsula K. Le Guin · Ayrıntı Yayınları · 20213,955 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Herkese uymayabilir.Bu nedenle önce araştırıp, sonra okuyun.
Puan vermedi·240 syf.··
2025 10. kitabı
Jostein Gaarder’in Sirk Müdürünün Kızı adlı romanı, hayal dünyası son derece geniş bir ana karakterin çocukluk yıllarını ayrıntılı biçimde betimlerken, aynı zamanda parçalanmış bir aile yapısının çocuk psikolojisi üzerindeki etkilerini görünür kılmaktadır. Anne ve babası ayrı olan çocuğun, küçük yaşlarda her iki ebeveyn tarafından da telafi edici biçimde ilgi ve hediyelerle ödüllendirilmesi, onun zihninde ebeveynlerin ayrı olmasının olumsuz değil, aksine cazip bir durum olduğu algısını doğurur. Ancak bu algının ilerleyen yaşlarda bireyin duygusal ve bilişsel dünyasını nasıl şekillendirdiği, roman boyunca dolaylı biçimde sorgulanır. Ana karakter, düşünce yapısı ve hayata bakış açısı bakımından yaşıtlarından belirgin şekilde ayrılır; gündelik yaşamın sıradan akışı ona sıkıcı ve anlamsız gelmektedir. Bu bağlamda karakter, yaşamı bir tür sahne olarak algılar; kendisini bu sahnenin senaryo yazarı, çevresindeki insanları ise kendi kurgusunda rol alan figürler olarak konumlandırır. Gaarder, bu yaklaşım aracılığıyla bireyin gerçeklikten kopuşunu, hayal gücü ile varoluş arasındaki gerilimi ve modern insanın dünyayla kurduğu mesafeli ilişkiyi ele almaktadır. Roman, Beate’nin anlatıcının biyolojik kızı olup olmadığı sorusunu bilinçli biçimde yanıtsız bırakır. Gaarder’in bilinçli olarak bu ayrımı kesinleştirmemesi, romanın odağını biyolojik bağdan ziyade yetişkin bakışının sınırlarına taşır. Böylece metin, okuru “suç var mı?” sorusundan çok, “ahlaki sınır nerede başlar?” sorusuyla yüzleştirir.
Sirk Müdürünün KızıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 2006313 okunma
Son kısımları çok daha uzun beklerdim
Puan vermedi·424 syf.··
2025 9. kitabı
İlk başlarda sıkıcı gelip sonlara doğru ne ara bitti dedirten bir kitap olduğunu düşünüyorum. Son kısmı çok daha uzun beklerken, bir baktım ki kitap bitmiş. Üzerine fazla inceleme yapmak istediğim bir kitap değil. Sadece aşk konusunu seven kişilerin beğeneceğini düşünüyorum. Son olarak, dönemin havası çok iyi aktarılmış. Kitabı okurken kendinizi olayları dışarıdan bir gözle izleyen biri olarak hayal edebiliyorsunuz. Önyargı konusu için zaten bir sürü şey söylenmiş. Ekstra bir şeyler söylemenin anlamsız olduğunu düşünüyorum.
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201997,6bin okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2025 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 15:50
Maya Duran İstanbul üniversitesinde halkla ilişkilerde görevli memurdur. Üniversiteye gelenleri ağırlamak vb. görevleri yerine getirmektedir. Kendisi evlenip boşanmış ve bir erkek çocuğu annesidir. Mayanın monoton hayatı, Alman asıllı Maximillian Wagner’in İstanbul Üniversitesine konuk olarak katılmak için İstanbul’a gelmesiyle hareketlenmeye başlar. Konuk öğretim üyesini karşılamaya giden Maya Duran hiç tahmin edemeyeceği şeylerle karşılaşır. Roman genel olarak Nazi Almanyası döneminde yaşananlar üzerine kurgulansa da, bunun dışında aşk, diplomasi, ırk vb. konular üzerinde durmaktadır. Ayrıca Türkiye’de toplumun dul kadınlara yönelik algısı üzerinde de durulmuştur. Kısaca roman toplumsal aksaklıklara/kusurlara yönelik her türlü eleştiriyi içermektedir. Normalde tarihi romanları pek fazla sevmem ama kitabı okurken sıkılmadım. Kitap öyle bir anlatıma sahip ki karakterleri gerçek karakterler sanmıştım. Sonradan internette şöyle bir göz gezdirdim. Karakterler kurmacaymış. Tarihsel olaylarla iç içe geçirilerek gerçeklik duygusu kazandırılmış. Zülfü Livaneli’nin okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen, anlatımını beğendim.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,7bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2025 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 23:28
Jason Jessup, 1986 yılında kaçırıldıktan sonra ölü olarak bulunan kızın katili olduğu iddiasıyla hapse atılmıştır. Fakat aradan geçen 24 yıldan sonra ortaya çıkan yeni deliller ışığında tekrar yargılanma süreci başlar. Kitabın büyük çoğunluğu mahkeme sürecini anlatmaktadır. Okurken kendinizi mahkeme salonunda hissedebilirsiniz. Bu nedenle bir cinayet soruşturmasından ziyade daha çok bir yargılama sürecini anlattığı için sıkılabilirsiniz. Kitabın sonunda hala kafanızda soru işaretleri bulunabilir. Genel olarak, Harry Bosch karakterinin olduğu romanları seviyorum. Bu kitap içerisinde aksiyonun fazla olduğunu söylemem. Sadece kitabın yoğun olarak hukuki gerilim (legal thriller) içerdiği ve hukuki süreçler için polislerin iş birliği yapması gerekmesi nedeniyle birazda olsa polisiye içerdiğini söylebilirim. Kısaca, hukuki süreçleri seven kişilerin beğeneceği, fakat polisiye ve aksiyon sevenlerin sıkılabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kuşkulu Delil - Mickey Haller Serisi 3Michael Connelly · Ayrıksı Kitap · 202385 okunma