Dünyanın tümden değişmesi ve insanlığın , antik kölecilikten emperyal kapitalizme kadar hiç sekmeden ona daima tahakküm eden oligarşik yapılardan tamamen kurtulması,gerçek bir mutluluğun herkese sunulmuş yaşamsal bir olanak olabilmesi için başlangıç koşuludur.
Kendi zamanının efendisi olmak ,en başından beri mutluluğun bir koşulu değil midir? Efendilerin , hükmedilen kitlelere daima yasak ettiği şey bu değil midir?...Her gerçek mutluluk zamanının özgürleşmesini gerektirir.
Kapitalizm ve meta ,anarşik iletişim teknikleri ,para dolaşımının sınırsız otoritesi, güvenlik takıntısı,işte bunlar çağdaş dünyanın,tüm biçimleriyle devrim arzusunun serpilip gelişmesinin karşısına çıkardığı dört ana engeldir.Bu engeller,önüne geçilmez hakiki yaşam ve mutluluk fikrinin , tüketime dayalı bir tatmin görünüşüne indirgenmesini hedefler.