Hüseyin Tarhan

Hüseyin Tarhan
@HTarhan
1- Müslümanca İçimden Gelenler 2- Karanlık Oda Çalışmaları
Bazı insanlar vardır ki sizin kendinize sormaktan dahi çekindiğiniz soruları haykırarak sorar ve cevabını verir. Sizin kendinize dahi itiraf etmekten çekindiğiniz her davranışla sizlerin kör bakan gözlerinizi aydınlatırcasına yüzleşir.Cesur insanlar işine geldiği gibi kabul etmez
Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Küçüklüğümde arkadaşlarımızla biraraya gelerek organize bir şekilde mahallemizde bulunan meyva ağaçlarından-sahiplerinden gizli- meyveler toplardık. Kendi aramızda bahçesine göre operasyon isimleri bile vermiştik. " Eriklere dalmak, Dutlara dalmak, Elmalara dalmak,..." Çoğu zaman operasyonlar hezimetle sonuçlanır, bahçe sahibi fark eder hatta işi biraz da abartarak ikinci üçüncü kattan kafamıza patates fırlatırdı. Hiç zorumuza gitmez, kendimizi ayıplamazdık. Aksine hoşumuza dahi gider, kaçar bir köşede gülüşe gülüşe kopardığımız meyveleri yerdik. Zamanla canımızı yaktığı halde bizi mutlu eden, kıkır kıkır güldüren o patateslerin yerlerini insanların samimiyetsizlikleri, umursamamazlıkları, küçümser bakışları aldı. Patatesten canımız yanardı ama gülebiliyorduk. Bilhassa şimdi mimikleri yüreğimize otursa da canımız yansa da gülümsemelerimizden yoksun değiliz..
Düşünce
Sevilmek nasiptir Sevmek nimet Sevene düşen bu nimeti başının üzerinde taşımaktır
Bu dünya niye döner hala bilir misin arkadaş Yürekli bir annenin evladına olan telaşını bilir misin? Koca bir evren dolusu kaygıdır bu Yürekleri çatır çatır çatlatan Sevdasının bir tutam meyvesi hiç kurumasın diye Bin defa kurutur gözpınarlarını. Evladının yarınlarını ideali yapan bir babanın umutlarını bilir misin? Pantolon isterde alamaz hani Evladının mahçup bakışları için Bin cehennem yılı azap çeker ruhunda Vurur sandalyesine tekmeyi İşte gururlu babanın yürekli başkaldırışı için döner bu kahpe dünya Maaşla okunan ezanlar için değil Siyaseten okutulan selalar için değil Mezarlarda okunan yasinler için değil Fakir bir ailenin kuru sogan ekmeye Şükrettiği için döner bu soysuz dünya Kara keçelere bürünen çıplak bedenlerin Takvasından ne çıkar Niyetlerdeki karanlığı sabah eden yürekler için döner bu dünya Uyanmak bilmez gözler Gafletin adı kötüyse de tadı güzeldir Bakar durursun mecnun gibi Ne umarsın bakmak ile Ey gözlerim Koşanda benim duranda ben Oluk oluk akanda ben Pare pare yananda ben Sabahlar benden kaçar Geceye hapis de ben Cehalet ilmi olmuş inslere
Şiir
Yine zıkkımın içinde kaybolmuş düşlerim Sokak lambaları sönmüş kaldırımlarda Berduş edasıyla tırpanlar kaldırımları ayaklarım Rüzgarla duruyorum ayakta yön veriyor Gah sağıma vuruyor fikirlerim Gah solun soluna Gömülü kalmış sakallarım altına gülüşlerim Gitmek istiyorum gayrı inşaa ettiğim dünyaya Kiracısı olduğum şu yamalar ićindeki miskin bedenimi Bir camii avlusuna bırakıp usulca kaçmak istiyorum Satırlarımda kaybolmuş sevdalara bir nokta koymak istiyorum Her kelimeye başka bir sen gömülü Her satırım toplu bir mezarlık Ne bir ah etmek ne de feryad İçimdeki çığlığımla kaybolup gitmek istiyorum
Şiir