Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun! Asli vazifen hayvan gibi çabalamak değil; belki hakikî bir insan gibi, hakikî bir hayat-ı daime için sa’y etmektir.
Ey şikemperver nefsim! Acaba her gün her gün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; onlar sana usanç vermiyor mu? Madem vermiyor; çünkü ihtiyaç tekrarlandığından, usanç değil belki lezzet alıyorsun. Öyle ise: Cisim hanende senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve latife-i Rabbaniyemin havayı nesimini cezb ve celbden namaz dahi, seni usandırmamak gerekir.
Bu kâinat ve bu Küre-i Arz daim işler bir büyük fabrika ve her vakit dolar boşalır bir han, bir misafirhanedir. Çok dikkatle bakılmazsa ve tanzif edilmezse ve süpürülüp temizlenmezse içinde durulmaz, insan onda boğulur.