Fahruddîn-i Irâkî ' nin Uşşâknâme adlı mesnevisi manzum bir eserdir.. Yani şiir şeklinde yazılmıştır. Bu mesnevinin, Işknâme , Kâşifu'l-Esrâr, Deh fasl, Dehnâme, gibi farklı isimleri de mevcuttur... Eser on bölümden oluşmaktadır bu sebeple Farsça'da on anlamına gelen "deh" kelimesine atfen Dehnâme, Deh fasl adını da almıştır ki;
Birinci fasıl: Âşıkların Vasfı
İkinci fasıl: Âşığın ve Mâşûk'un Durumu
Üçüncü fasıl: Âşıkların Sıfatları
Dördüncü fasıl: Aşkın Beyanı
Beşinci fasıl: Aşkta İnsanın Kâmil Olması
Altıncı fasıl: Sevgilinin Şevkinin Beyanı
Yedinci fasıl: Aşkın Üstünlükleri
Sekizinci fasıl: Maşûk ile Sohbet
Dokuzuncu fasıl: Aşkın Hakikatinin Beyanı
Onuncu fasıl: Kitabın sonunu içerir....
Müellif eserinin birinci bölümünde yer alan bir
kısımda eserini rabbanî bir bir feyiz ile kaleme aldığını söylemekte ve onu bir çocuğa benzetmektedir. O çocuğa yani eserine 2 yıl süt vererek büyütüp beslediğini "Benim fikrimin memesi memnuniyetle, tam iki yıl ona süt verdi." cümlesiyle ifâde ederek bu eseri iki yıl gibi bir sürede bitirdiğine işaret etmektedir.
Daha sonra eserinin hata ve kusurdan uzak olduğunu, hiç kimsenin böyle bir eseri rüyasında bile görmediğini, yaratıcıdan gelen bir ilham ile onu kaleme aldığını, içinde pek çok mana barındırdığını, mesnevi ve gazellerle birlikte verilen hikayeler ile bir bütünlük oluşturduğunu ve ayaksız olarak elden ele, ilden ile dünyayı dolaştığını,
"Ayaksızdır ama dünyada dolaşır. Dilsizdir ama hâceyi över."
cümleleriyle ifâde edrek eserini tanıtmaktadır...
Irâkî, bu dünyaya gelip âşık olmadan yaşayan bir insanın bir ömür sırtında yük ve gönlünde saman ve arpa arzusu olan eşek gibi boşa bir ömür harcayacağını, aşka yönelmeyen, içinde aşk barındırmayan bir gönlün şeytanın yuvası olacağını, gülün bülbül'den gafil olmadığı