Ekonomi yönetimi kendi başına bağımsız finans oyunları ile yönetilen bir şey değil.
Tek başına Merkez Bankasının hakkından geleceği bir şeyde değil.
Dolar bir anda 7,79'dan 7,97'ye fırladı.
Neden?
Merkez Bankası faizi sabit tuttu diye!
Peki TL nasıl değerini korur veya değerli olur?
Top yekün bir ülkenin; sosyolojik, psikolojik, kültürel, ahlaki, istihsali, ticari, istihlaki, iktisadi, sarfiyatı, durumu ile ilgilidir.
Tek başına ekonomi yönetimi diye bir şey yoktur.
Şöyle bir örnek ile anlatalım;
Bir ev var. Evin bir aile reisi var.
Adam ekonomi planı, programı, gelir gider dengesi yapmaya çalışıyor.
Ancak;
Evin oğlu çalışmıyor. Sağda solda gezip tozuyor.
Evğn kızı süspüs derdinde okumak istemiyor. Çalışmak istemiyor.
Evin hanımı gün yapıyor. Pasta, börek, kısır yeme derdinde. Dedikodu peşinde.
Evin gelini sürekli bana altın alın, ev alın hayatını garantiye alın derdinde.
Evin babası çalışıyor, çabalıyor. Bilgisi, zekası deha. Belirli bir kazancı var. Fakat yanlış işler de yapıyor. Dedesinin ve babasının verdiği senetler ve sözler var. Yaptığı sözleşmeler var. Eli kolu bağlı.
Bu durumda ne yapabilir.
Toplum içinde o aile, baba ne yaparsa yapsın, sürekli itibar kaybeder. Komşuların gözünde küçük düşer.
Ülke ekonomisinde böyledir.
Her şeyden önce biz tarım ülkesiyiz. Önce çiftçinin önünü açacağız.
Şeker fabrikaları yatıyor.
Şeker pancarı ekmek kota ile yasaklanıyor.
Amerika'dan mısır nişastası ithal ediyoruz.
Bu örnek herseyi anlatıyor zaten.
Fazla uzatmaya gerek yok.