ŞAH VELİYYULLAH
ED-DİHLEVİ
"Edep, konuştuğun zaman dilini korumak, yalnız kaldığın zaman kalbini korumak, dışarıya çıktığın zaman gözünü korumak, yediğin zaman boğazını korumak, uzattığın zaman elini korumak, yürüdüğün zaman ayağını korumak ve bütün işlerinde vaktini korumaktır.
Kim azalarını korumaz ve
vakti zayi ederse, onun uzuvlan edepsizlige gider.
Kim vaktini değerlendirir, sırrını muhafaza ederse, Allah onun vakitlerini ve uzuvlarını korur.
Gazali'ye göre nafile ibadetler,
insanlığa yararlı bir işle meşgul
olmayan, boş vakti bulunan kimseler
içindir. Eğer insana hizmet edecek bir
iş söz konusuysa, nafilelerle meşgul
olmak yerine zamanın o işe ayrılması
daha evladır, zira işler arasında bir
öncelik sırası vardır.
Yani Gazali diyor ki, dindarlık sadece ibadetle meşgul olmak değildir. Eğer ortada insana dokunan, fayda üreten bir iş varsa, o iş, farzlar hariç, nafile
ibadetlerden daha önceliklidir.
İbrahim ona, "Benim Rabbim, O'dur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman, "Ben de diriltirim ve öldürürüm." demişti. İbrahim, "Allah güneşi doğudan
getiriyor, haydi sen onu batıdan getir." deyiverince, o inkâr eden herif donakaldı.
(Bakara 258)
Allah, O'ndan başka ilah yok, ancak O...
Daima yaşayandır, daima duran, tutandır: hayy ve kayyüm’dur O... Ne gaflet basar O'nu, ne uyku... Göklerde ve yerde ne varsa, hep O'nun...
Kimin haddine ki, O'nun izni olmaksızın katında şefâat edecek?!. Onların önlerinde ne var, arkalarında ne var hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka, ilahi ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun Kürsîsi bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır, her ikisini görüp gözetmek O'na bir ağırlık da vermez.. O öyle uludur, öyle büyük azametlidir.
(Bakara 255)
“Onlar sizi o ateşe davet ederler, Allah ise, izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor da, âyeterini insanlara
Açıklıyor; gerek ki, öğüt tutup, akıllarını başlarına alsınlar."
(Bakara 221)