Ashab, bir araya geldiklerinde, alışılagelmiş, anlamsız ve manasına kimsenin dikkat etmediği hal hatır sormalar yerine ''Ve'l-Asr'' suresini okuyup ondan sonra birbirlerinden ayrılmayı âdet edinmişlerdi. Ne ilginç bir slogandır! Kısa, öz ve mükemmeldir.
O geldiği zaman
Benim bu asamı, yükümü ve çarıklarımı ona ver.
Ve ona de ki ben
Kırk yıl önce
Bu asayı elime aldım
Bu çarığı ayağıma geçirdim
Ve bu yükü omzuma aldım
Ve yola koyuldum
Kırk yıl yorulmadan susuz ve aşık
Yoluma devam ettim
Şimdi yolun burasına kadar geldim
Ve sen oğlum!
Şimdi
Asamı eline al!
Çarıklarımı giy
Ve yükümü sırtına al
Ve bu yolu
Benim kaldığım yerden
Devam ettir.
Ve sen de yaşamının sonunda onu oğluna teslim et ve senin kaldığın yerden devam ettirmesini vasiyet et.
Şimdi sorunum ''olmaktır''. Bunda sıkışıp kaldım. Öyle bir haldeyim ki nefes almam bile zor. Her gün benim için bir dert. Sadece bu derdi aşabilmeyi düşünüyorum, işte bu !