Içinizdeki güç canlandığı zaman, derdi, çevrenizdeki hayat da yeni bir anlam kazanacak, şimdi görmediğiniz şeyleri görecek, işitmediğiniz şeyleri işiteceksiniz: Sinirleriniz birer tel gibi ses verecek, dünyaların müziğini duyacaksınız, otların büyüdüğünü işiteceksiniz. Bekleyin, acele etmeyin, bir gün kendiliğinden olacak bu.
İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.
Ştolts düşünmüştü ki Oblomov'un uykulu hayatına zeki, sevimli, canlı ve biraz da alaycı bir kız sokmakla karanlık bir odaya bir lamba koymuş, içini aydınlatmış, ısıtmış, canlandırmış olacaktı. Halbuki Oblomov'un hayatına bir lamba değil, bir havai fişek sokmuştu.Bunu ne kendisi, ne de tabii Olga ve Oblomov tahmin etmişlerdi.