Bir şeyin sevilebilirliği popülaritesiyle doğru orantılıdır. Tiktok ya da Wattpad kötü uygulamalar değildir mesela onları kötü yapan şey popülarist kitlelerdir. İnsan sayısı arttıkça o eserin çevresini saran düşüncelerin de sayısı artar. Bu durum genelde iyiye işaret değildir çünkü sadece o alana ilgili kişiler değil, kelimenin tam anlamıyla 'herkes' söz konusu olmuş demektir.
Bu bir kitap platformu olduğu için konudan çok sapmadan örnek vermem gerekirse, bir kitabın popülaritesi az ise kitlesi de sadece okuyucu ve ilgili sınıftan oluşuyor demektir. Bu popülarite artıyorsa ilgili olsun ya da olmasın, 'her türlü farklı sınıf' işin içine girer ve sevdiğiniz kitap hakkında ciddi anlamda edebiyattan anlayanlardan bağımsız olarak hiçbir yazım bilgisi olmayan, edebî konularda çok yanlış düşünceleriyle ön plana çıkan, kötücül ve boş denilebilecek yorumlamalar da artıyor demektir.
Küçük Prens tam olarak bu 'korkunç' popülariteye sahip kitaplardan birisidir. Dünyanın en çok satanlar listesinde ilk onda bulunuyor olması sebebiyle gerek ülkemiz gerek de diğer ülkelerde çok bilindik bir eserdir. Bu popülarite kitabın saçma sapan bir kitle kazanmasına sebep oluyor. Bu site üzerinde kitapla ilgili alıntıları incelerseniz, alıntı paylaşanların bir kısmı kitabı Twitter'dan okumuş. Zira kitabın içinden alıntı paylaşmak yerine kamyon arkası sözler yazanlar ve altına "Küçük Prens" etiketi koyanlar olmuş. Trajikomik bir durum.
Küçük Prens benim ilk kitabımdı. Hayatımın her senesinde defalarca kez okudum ve defalarca kez okumaya devam edeceğim. Şu anda bu yazıyı okuyan herkese aynısını yapmalarını tavsiye ederim. Yüz sayfadan kısa bir kitap olmasının yanında, hayatın çeşitli evrelerinde okunduğunda çeşitli etkileri de olan bir kitaptır. Piyasada çocuk kitabı olarak tanınmasının aksine