Ali Rıza Bey,kızının gözlerini daima bir hafif buğu ile kaplı olduğuna dikkat etti.İhtiyar adama öyle geliyordu ki,çocuk karşısındakilere,söylerken,gülümserken için için ağlıyor,ancak gözyaşları öyle ince ki,damla halinde düşmeden buhar olup havada dağılıyordu.
Bu vakayı Şevket'e haber verme meselesini kendinden başka biri yapamazdı.Kendi baba eli bu ameliyatı elbette herkesten daha başka bir şevkat ve özen ile yapardı.
Evet bu,korkunç bir aldanıştı.Zavallı adam uzaktaki kayaya karşıdan seslenmiş,ondan aldığı tatlı cevapların,kendi yumuşak ve nazlı sesinin akislerinden başka bir şey olmadığını anlayamamıştı.Şimdi bu kayaya eliyle dokunuyor ve onun nasıl bir madenden yapıldığını anlıyordu.