İktidar sahibi insanlar hep et yemişlerdir. İşçi sınıfı karbonhidratlardan oluşan bir karışımı tüketirken, Avrupa aristokrasisi her çeşit etle dolu büyük öğünler yemiştir. Beslenme alışkanlıkları yalnızca sınıfsal ayrımı açığa vurmaz, aynı zamanda ataerkil ayrımı da belli eder.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Etin cinsel politikası” nedir? Kadınları hayvanlaştıran, hayvanları da cinselleştirip dişilleştiren bir tavır ve davranışlar bütünüdür. 2008’de ABD 9. Temyiz Mahkemesinin baş hâkiminin bir internet sitesinde bazı şeyler paylaştığını öğrendik. Bunlara elleri ve dizleri üstünde duran ve vücudu ineklere benzeyecek şekilde boyanmış kadınları gösteren bir fotoğraf ve yarı çıplak bir adamın, cinsel olarak uyarılmış bir çiftlik hayvanıyla ilişkiye girdiği bir video da dahildi. Kadın hayvanlaştırılmış, hayvan cinselleştirilmişti. İşte etin cinsel politikası tam da budur.
Integrity: Bu kavram, namus veya dürüstlük anlamına gelebildiği gibi bedensel bütünlüğe, beden hakkında karar yetkisinin bedenin sahibinde olduğuna da işaret eder, (ç.n.)