Öncelikle aslı arslanın yazım dilini severim ve emare kitabını da sevdim ancak yine de eleştireceğim çok şey var
Korel’in kimseyi umursamayan BEN CEHENNEMİN ATEŞİNİ İÇTİM havaları beni rahatsız etti
Betimlemeleri aşırı abartılacak kadar fazla olduğunu düşünmüyorum ancak yazar bazı yerlerde sırf uzatmak için edebiyat yapmış
Her seferinde Korel’in gözlerinden “KURUMUŞ YAPRAK SARISI GÖZLERİ”
olarak bahsetmesi beni çok baydı tamam anladık sonbahara benziyor yani
SPOİLER
Birde bir yerde Korel Minel’e yarın seni bir yere götüreceğim diyor ve ertesi gün Minel
Korel bir süre gelmeyince evine gidiyor,evin kapısını çalıyor kapıyı kim açıyor dersiniz?
Açık bir gecelik giyen kadın
Onun ardından Korel’le aralarında sevgilin mi sevgilim olması sende neyi değiştirir muhabbetinden de sonra Minel o kadının Korel’le sadece cinsel birliktelik yaşadığını öğreniyor ve çok normalmiş gibi hemen bu konu atlanıyor siz normal mi karşılarsınız bilemem ancak ana karakterimiz diyelim öyle yapmış yok Minel’in karşısında dudağının kenarından öptü falan ne ya Allah aşkına bu sahneler beni sadece karakterden soğuttu
Onun dışında eğer bunları dikkate almazsak konu çok güzel işlenmiş
Okurken beni içindeymişim gibi hissettiriyor
Özellikle geçmiş sahneleri ve duyguları okura çok iyi veriyor kitabın konusu güzel bir konu ve içinde gizeminde fazlasıyla bulunduğu bir kitap
Ben okurken az daha kafayı yicektim çünkü Minel’in ağzından olayları heyecanla dinliyoruz ve bir anda öyle bir şey yaşanmadı hayal mi görüyorsun diyorlar
Olayların hangisi gerçek ben çözemedim açıkçası 1. kitapta
Anektod merkezinin aslında normal bir yer olmadığı deneklerin kullandığını öğrenmemiz kitaba heyecan katıyor
Özellikle “PROMETHEUS” dedikleri adamdan NEFRET EDİYORUM kim etmezki zaten neyse
prometheusun kendi alfabesi işaretleri