Kırmızılığı ile göz boyayan bir elma ve keskin dişli bir yılan düşünün. Yılan, kar tanesi beyazlığındaki dişleri ile elmanın kırmızılığını almaya çalışırken ki süreçte elmadan düşen sarıları görmeyecektir. Sarı öz, hayatları boyunca sadece bunu isteyen yaratıkları boyayacaktır. Tüm kırmızıyı emen yılanın ısırdığı yaratık ise hayatı boyunca sarısı eksik ; vahşi , atılgan ve gözleri kana evrilen birine dönüşecektir. Renkleri çekilmiş elmanın içindeki kurtçuklar ise hiçbir şeyden habersiz ve her şeyden haberdar, elma ile birlikte çürüyüp gideceklerdir.
İnsan evladı dörde ayrılırdı.
Sarı ile boyananlar mutlu fakat ahmaktı.
Yılanın ısırdığı, id'i dolup taşmış fakat artık bundan zevk alamıyordu.
Neyin ne olduğu ile ilgilenmeyen, Sadece elmanın artıkları ile beslenen kurtçuklar; bilinçli veya bilinçsiz olan kölelerdi.
Ve bir de yılanın ta kendisi olanlar vardı.
Doğuştan sahip olduğu olguları nasıl kullanacağını bilen emiciler...