Hakan D.

Seneca ve boşa geçirilen zaman
Seneca, çok sayıda insanın boş işlerle meşgul olduğunu düşünmüştür, yapmayı başaramadıkları şeylere ilişkin hakikatten kaçınmanın bir şeklidir bu. Seneca, okurlarına her zaman kalabalıktan uzak durmalarını ve gereksiz işlerle meşgul olarak kendilerinden saklanmamalarını öğütledi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Epikuros ve yaşam
Epikuros'a göre hayatın anahtarı, hepimizin aradığı şeyin haz olduğunu fark etmektir. Daha da önemlisi, mümkün olduğunca acıdan kaçınmamızdır. Bizi harekete geçiren budur. Yaşamınızdan acıyı çıkarmak ve mutluluğu artırmak yaşamı daha iyiye götürecektir. O zaman yaşamanın en iyi yolu şuydu: Sade bir yaşam tarzı benimsemek, etrafınızdakilere nazik olmak ve dostlarınızın çevrenizde olması. Bu şekilde arzularınızın çoğunu tatmin edebilirdiniz. Elde edemeyeceğiniz bir şeyi de isteyip durmazdınız.
Pyrrhon supheciligi
Pyrrhon'la tanışsaydınız büyük ihtimalle onun deli olduğunu düşünürdünüz. Belki de gerçekten öyleydi. Ama düşünceleri ve davranışları tutarlıydı. Kesin dediğiniz pek çok şeyin anlamsız olduğunu, iç huzurunuza gölge düşürdüğünü düşünürdü. Çok fazla şeye kesin gözüyle bakmak kumdan kaleler inşa etmek gibidir. Düşüncelerinizin temelleri, inanmak istediğiniz kadar sağlam değildir ve sizi mutlu kılma ihtimalleri yoktur.
Doktor Stadler yaklaştı, tek elini onun başının üzerindeki duvara dayadı. Sanki onu kolunun oyuğu içine almak istemişti. Yumuşak, acılı bir ikna tonuyla, “Bayan Taggart,” dedi. “Ben sizden yaşlıyım. İnanın bana, dünyada yaşamanın başka yolu yoktur. İnsanlar gerçeklere ya da mantığı açık değildir. Rasyonel ifadelerle onlara ulaşamazsınız. Zihin onların karşısında güçsüzdür. Ama yine de onlarla uğraşmak zorundayız. Herhangi bir şey başarmak istiyorsak, onları kandırmak, o şeyi yapmamıza izin vermelerini sağlamalıyız. Ya da onları zorlamalıyız. Başka hiçbir şeyi anlamazlar. Akılla ilgili girişimler için onlardan destek bekleyemeyiz. Ruhla ilgili amaçlar için de öyle. Onlar hain hayvanlardan başka bir şey değil. Açgözlü, kendini kayıran, yamyam dolar avcılarıdırlar...”
Francisco ve Rearden
“Neden bunu onlara söylemiyorsunuz?” “Neyi?” “Onlar için değil de, kendiniz için çalıştığınızı.” “Biliyorlar.” “Ha, evet, biliyorlar. Bu salondakilerin her biri biliyor. Ama sizin bildiğinizi sanmıyorlar. Tüm çabalarının amacı da sizin bunu bilmenizi önlemek.” “Benim ne düşündüğüme neden önem versinler ki?” “Çünkü bu savaşta herkes kendi tutumunu açıklamak zorunda.” “Savaş mı? Ne savaşı? Kırbaç benim elimde. Ben silahsızlarla savaşmam.” “Onlar silahsız mı? Size karşı bir silahları var onların. Tek silahları o, ama korkunç bir silah. Bir ara onun ne olduğunu kendinize sorun.”