Onun sözlerini, hoş kokusuyla mest eden tatlı bir şarabı hazla dilinin üzerinde dolaştırıyor gibi içiyor, her sözünü ve emrini, bir çocuğun havadaki topu yakalayışı gibi istekle yakalıyordu.
Ahmet Ümit neden imza günlerinde imza yerine kaşe kullanıyor? Okur onu saatlerce beklerken yorulmuyor da o mu yoruluyor? Böylesi insanları neden yüceltiyoruz, anlamıyorum.