Suç ve Ceza kadar beni etkiledi. Yazar, roman içinde karakter üzerine karakter yaratmış. Çok güzel betimlemeler var. İçimizdeki şeytanı tilki uykusundan uyandıracak ilginç kıvılcım türlerinin çeşitli örmekleri adete bir şölen gibi zihnimize nakşediliyor. Neden klasik? Çünkü bir degil onlarca asır da geçse kısacası insanoğlu var oldukça okunacak bir roman.
Spoiler vermiyorum. Çeviri çok güzel, imla hatası galiba 3 veya 4 tane. İlk bölümler ağır ilerliyor gibi görünse de roman bölümlere ayrıldığı için kısa molalar verebiliyoruz. Kurguda hiçbir hata yok. O meşhur genç kadının kocası, ilk bölümlerde başrol gibi görünse de yazar, bizi diğer karakterlerle tanıştırıp o kisiyi bir süre sonra geri plana atmış gibi hissettim. İnsanın ne kadar sınırları zorlayabileceğini güzelce belleğeme işleyen yazara şükranlarımı sunarım. Bu adam Dostoyevski ile muhakkak bir şarap içmiş olmalı...