Öncelikle yazar hakkında kısa bir araştırma yaptığımı belirteyim. Kızıl Nehirler romanı dahiyane bir şekilde kurgulanmış. Olay örgüsü harika ilerlemiş. Roman bittiğinde aklımda çok da fazla soru kalmamıştı. Polisiye-gerilim türünde okuduğum romanlar içinde en farklısıydı. Farklıydı, çünkü yazar daha önce rastlamadığım harika betimlemeler yapmış. Böyle olunca romanın edebi yönünden de ayrıca etkilendim.Bir kaç örneği özellikle paylaşmak istedim.
-Bulutlar, güneşi gömmeye giden bir cenaze alayı gibi, gökyüzünde usulca ilerliyordu.
-Genç Mağripli hâlâ gecenin mavimsi kanatlarını çivileyen sokak lambalarını seyretti bir süre.
-Alaycılık, kendi sahamdaki mayınları temizlerken kullandığım bir kaçamaktır.
-Göğüs kafesinin genişlediğini, kaburgalarının bir şemsiyenin telleri gibi birbirinden ayrıldığını hissetti.
-Dudakları porselen görünümündeki yüzünde ince bir çatlak gibiydi.
-Gece de vahşi bir hayvanın bağırsaklarının içi kadar karanlıktı.
Dipçe; roman akıcılığı sayesinde çok kısa sürede bitiyor, ama karakter isimleri bellekte iyi oturmalı.
Dahi yazarı, biz okurlara böyle bir eser kazandırdığı için kutlarım.