Kendi mirası ve geçmişiyle ilişkisi ne olursa olsun bir Müslümanın, Hıristiyanlığını aşarak bulunduğu noktaya gelen Avrupalı gibi bir milliyetçi olması mümkün değildir.
Her ne kadar Batılılaştığını iddia etse de Müslüman, aslında o ölçüde kendini yozlaştırıyor. Geçmişinden bir kopuşu ifade eden hayatı, farklı tarzları boca edilmiş melez bir yığından ibaret kalıyor. Ne İslami ne de Batılı olabiliyor, kültürel anlamda bir modern zaman ucubesine dönüşüyor.
Eğer gözlemlenemeyen dünyada başka değerler seti mevcut ise, gözlemlenen dünyada geçerleşen özgün temel sabit değerleri merak etmenin hiçbir yararı yoktur.
İnançlı araştırmacı Tanrı’nın vahyettiği bir dinin sağlam esaslarının desteğiyle, bu inancını deneysel ve belirsiz metotlardan daha yüksek bir konuma yerleştirir. Bu sayede muhayyilesini kontrol altına almış olur.