Beynimiz, doğduğu andan itibaren kalıplar geliştiriyor. Ne yaşadığımız toplumdan ne de yaşadığımız çağdan bağımsız değerlendirme yapmak mümkün değil. Eğer kalıplar geliştirmeseydik, daha mı özgür düşünürdük, kafa patlatmalarımız daha farklı yerlere mi çıkardı diye düşündüğüm zamanlarda kitapçının raflarında görünce ilgimi çekmişti. Ancak şimdi, 12 yıl sonra elime aldım. İthal kavramlarla düşünmeyi sorgulamayı değerli buluyorum. Ancak Batı’yı ve Batı bilimini nihai referans noktası olarak almamak gerektiği yazılmış. Kendiniz değer üretimi yapamadığınız bir dünyada, bulunduğunuz yeri tartmak için referans noktalarına ihtiyacınız var. Problemin, tek bir referans noktasının ölçü alınması olduğunu düşünüyorum. Durkheim, toplumun kendi kendinin hep daha kötü bir versiyonunu ürettiğini söyler. Bu noktada hem bireysel hem de toplumsal durumlarda kendini referans almayı doğru bulmuyorum. Bu, kaybolmaya çok açık bir yerdir. Müslüman ülkeler arasında sayılanlardan kaçı, Kur'an-ı Kerim'de çizilen toplum ve insan profiline sahip? Batı, pek çok noktada bunu gerçekleştirmiş durumda. Kendi adıma, bu kitabın Batı’nın kavram dayatmaları merkezli bir önyargı tartışması değil, kendine dönük, özeleştiri yapan, otodidaktik bir çalışma olacağı ümidiyle almış ve okumaya başlamıştım. İslam dünyasının ve aydınlarının birinci vazifesi özeleştiri yapmak, çözüm üretip harekete geçmektir. Yine de, düşüncemiz üzerinde ne gibi prangaların olduğunun düşünülme çabası güzel. Okunmalı mı? Hayır.
Yeni dünya denilen ve birşekilde insanlarına iktidarlar tarafından icbar edilen hayat düzenine yeni bir anlayış ve önyargı kavramına dair çıkarımlar getiriyor yazar. Kesinlikle ve gerçekten kesinlikle okunmalıdır.
Şüphesiz önyargı sadece Batı'ya özgü bir sorun değil. Bu nedenle kitabı tüm olumsuz önyargılarımızdan sıyrılmak üzere bir bakış açısı geliştirebilmek ümidiyle tavsiye ediyoruz.
ÖnyargıAbdülvahab M. El Messiri · Mahya Yayıncılık · 201617 okunma