Halil Alan

İtilaf kuvvetleri zulmün, haksızlığın en son derecesine varmışlardı ve bu zulüm önünde öncülük eden ve bu zulmü alkışlayan soysuzlaşmış Türkler göze çarpmakta idi.
Sayfa 257·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünya dolaşmamıza dar geleceği bir çağda dönüp aile ocağının küllerini karıştırmak istiyorsunuz. Bu, sizin hastalığınıza belli bir işarettir.
Sayfa 255·Kitabı okudu
Alıntı
Her şey gibi züppeliğin de bir ilerleyişi vardır. Bu, gitgide insanı bir çeşit maskaralığa kadar sürükleyebilir.
Sayfa 247·Kitabı okudu
Alıntı
Aşığın psikolojisi ne kadar esrarlı ve karışık bir şeydir! Sevdiğimiz vakitlerde sanki ruh derinleşir, derinleşir; öyle bir derinleşir ki, âdeta göz karartıcı, baş döndürücü bir hal alır; bunun derinliklerine inmek ne başkaları, ne kendimiz için artık kabil olmaz.
Sayfa 242·Kitabı okudu
Alıntı
“Sinirli hastayı akıl ve mantık yoluyla kandırmanın imkânı yoktur. Şu halde, kızınızı bir olup bitti karşısında bulunduralım. Kendisine hiç haber vermeden yanına girivereyim.”
Sayfa 232·Kitabı okudu
Alıntı