Çok okudum; çok öğrendim; çok düşündüm, çok tahlil ettim. Biliyorum ki, hayat denilen şey, içinde doğup büyüdüğüm bu hapishanenin dışında, gürültülü, geniş, aydınlık, acayip, hazin, neşeli, düz, yılankavî, inişli yokuşlu, bitmez tükenmez bir sahadır.
Bu dünyada her şey ne bayağı, ne beyhude, ne kirliydi!... Bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zarafet insanın üstünde hafif bir cilaydı.