Halil ALAN

Halil ALAN
@HalilAlan
Özgür Filistin
3 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Hayat yalnızken berraklaşır.
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gelişim gösterdiğinizin ve ilerlediğinizin en iyi göstergesi, bir arkadaşınızın sizi başkalarının başarısıyla kıyaslaması veya başka birinin yaptıklarıyla övünmesidir. Eğer bu tavırda ısrar ediyorsa, o ortamdan uzaklaşın.
Duygu ve Düşünce
Hayatınızdaki toksik insan.
Hayatında karşısındaki insana hiçbir faydası olmayan kimselerin, arkadaşlarına gereksiz sorumluluklar yükleyip “neden arkadaşlığımı yapmıyorsun” demesinden daha saçma bir şey yoktur. Çünkü arkadaşlık; hâlden anlayan, kendisi için istediğini dostu için de isteyebilen kişilik ister. Gerçek dost, kendisine zarar gelse bile dostunun zarar görmemesini dileyen ve onu suçlamayan kişidir. Çünkü bilir ki en kötü zamanlarında onu ayakta tutmaya çalışan biri vardır. Bir insanın yapısında inatçılık varsa, ona söylediğiniz her söz boşa gider. Bu yüzden böyle kişilerden uzak durmak, onlara yapılabilecek en büyük iyiliktir. Çünkü onlar dostluğun içinde size verdikleri zarar kadar, yokluklarında dahi acı bir iz bırakırlar. Yokluğunuzda ise sizin bütün kötü yanlarınızı ortaya dökerek içlerindeki kin ve kötülüğü temize çıkarma çabasına girerler. Siz siz olun; kötülüğünden emin olduğunuz, bunu ısrarla sürdürmeye meyilli olan insanlarla iyiliği devam ettirmeye, onları yüceltmeye çalışmayın. Çünkü böyle kimseler, yapılan hiçbir iyiliği umursamaz. Sadece sözde güzel ifadeler kullanarak sizden daha çok ilgi beklerler.
Duygu ve Düşünce
Sadece dünyalık heves ve kibirli insanların hâlleri.
Allah'u Teâlâ, bazı kullarına dünya hevesi ve arzularına karşılık dilediği kadar dünya süsünü verir. Onlar ise bu nimetler arttıkça daha çok isyan eder, kalpleri dünya ile dolar. Kur’an’ın ifadesiyle: “Dünya hayatının süsü onlara hoş gösterilmiştir” (Âl-i İmrân, 3/14) ve onlar da bunun peşine düşerler. Bu kimseler lisan-ı hâl ile şöyle derler: “Ya Rabbi, beni falan kişiye ulaştırsan, şu isteğimi versen, Sana tam tevekkül edeceğim, Sana daha çok kulluk yapacağım.” Fakat verilen her nimetten sonra yine dünyaya yönelirler; tıpkı Kur’an’ın anlattığı o insanlar gibi: “Ve insanı bir nimetle imtihan edince yüz çevirir, ona bir sıkıntı dokununca uzun uzun yalvarır” (Şuarâ, 26/88-89). Allah Teâlâ, kullarına defalarca fırsatlar sunar, gönüllerine dönüş kapıları açar. Fakat onlar, “kalpleri yalnızca dünya hayatına yönelenler” gibi davranır (Âl-i İmrân, 3/14). Nihayet ecel vakti gelip Azrâil kapılarını çaldığında, bu kez şöyle derler: “Ya Rabbi, artık dünya malını istemiyorum. Beni geri çevir; ben şimdi ibadet edeceğim, Sana döneceğim.” Fakat Kur’an’ın buyurduğu gibi, o an söylenecek sözün artık faydası olmaz: “Hayır! Bu, onun sadece söylediği bir sözdür. Artık geri dönüş yoktur” (Nebe’, 78/40). Çünkü onlar ömürleri boyunca kalplerini dünya malı, süs ve kibirle doldurdular. Allah ise onlara her fırsatta dönüş kapısını açmıştı. Ama onlar, “dünya hayatını âhirete tercih edenler” gibi davranarak, son nefese kadar kalplerini dünya için harcadılar (Lokman, 31/33).
Alıntı

Halil ALAN

, 1000Kitap'a katıldı.