Modern birey, yaratıcı olmaya çalışırken aslında anlamın özsuyunu kurutmuş ve dünyayı kendi arzularının yankısından ibaret bir yankı odasına çevirmiştir. Rasyonel aklın sınırları içerisinde üretilen bu mutlak içkinlik tasavvuru hem hakikati hem de insanı kendi içine kapatır. Böylelikle modern bireyin serencamı, kendisini Tanrı'nın tahtına oturtma çabasıyla, O'nun kudretinin aynına göz dikme arzusuyla başlasa da eninde sonunda kendi anlamını yitiren bir varoluşun sükûtuyla nihayetlenir.