Halil Demir

Her şeyi olduğu gibi anlatamayız. Susmak, uzun uzun bakmak, iç çekmek, bir şey yok demek; bunun için vardır. Anlatamamak, vardır. Hep anlat açılırsın dediler bize. Oysa susarak aşılacak dağlar vardır. Hiç konuşmadan anlaşmak, küsmek ve barışmak vardır. Milyonlarca kelimeden daha uzun yutkunmalar vardır.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
...Şimdi bütün boşluklara evler yapıyoruz. Konuşmalarımızın arasında, hatta kendi başımıza kalınca da boşluğa tahammülümüz yok. Seslerle dolduruyoruz. Kaydırmalar, şakalar, haberler, şarkılar, filmler. O boşluğu değerlendirecek en uygun parçayı yerleştirerek, içimizde daha büyük bir boşluk elde ediyoruz. Oysa yıldızların arasında boşluk var. Gezegenlerin, meyvelerin, köklerin, nefeslerin. Bir araya geldiğinde güzelleşen bütün şeylerin, belki de boşlukla yapılmış gizli bir anlaşması var. Yanlış olanlardan sıyrılıp boşaltılan zihin ve kalbin, içine dolduracağı kim bilir neler var?
Sayfa 73·Kitabı okudu
Alıntı
Nelerin yok olduğunu değil de verilenleri saysa insan, saymak istese, sayamaz. Güç yetiremez. Ne kadar ağladığını değil güldüğünü tartsa, tartılar yetmez. İnsan, şükretmenin tadına bir varsa daha kızamaz dünyaya.
Alıntı
Karanlıkları delip geçmeye tek bir nur yeter, ona tutunuyoruz. Lakin karanlığı yok saymadan.
Alıntı
Kötülüğün varlığını kabul etmemek, hüsnüzan değil ahmaklıktır.