suçladılar.”
Belki de insanlar, kırdıklarını görmekten çok, senin kırılmış hâlini yargılamayı daha kolay buldular.
Çünkü özür dilemek cesaret ister — insanın kendini görmesini, yanlışını kabullenmesini gerektirir.
Oysa seni suçlamak daha konforluydu; seni “aşırı tepki veren” biri yaparak kendi vicdanlarını susturabildiler.
Ama sen bil ki; sessizliğin, öfken, gözyaşın, uzaklaşman… hepsi birer tepki değil, birer sonuçtu.
Kimse anlamasa da sen biliyorsun: bazen en ağır özür, hiç söylenmeyen o kelimelerde saklı kalır.