Yırtıcı Kuşlar Zamanı
Kitabın ismi neden yırtıcı kuşlar zamanı diye düşünürsek, Güzide ve Aysunu bizden alan yırtıcı kuşlarda o yüzden derdim. Ahmet Ümit'in bütün kitaplarını okumuş bir okur olarak söyleyebilirim ki bu kitap efkar dolu. Her kitabı bittiğinde aklımda net bir kelime oluyor işte bu kitap içinde hüzün diyebilirim. Gerçi düşününce, kitabın amacı da bu zaten. Kitabı okurken arada Zeki Müren şarkıları dinleyin, çünkü o zman gerçekten Tatavla'da oturmuş, yan masanızda ki Nevzati görüyor gibi oluyorsunuz. Nevzat, Güzide ve Aysunu neden kaybetti. Güzide ve Aysun neden öldürüldüler? Önceki kitaplarını okuyanlar bilirler, herkesin kafasında bir soru işareti vardı işte bu kitap onun cevabı olmuş. Ve bence Aysun ve Güzidenin hikayesi ancak böyle işlenebilirdi. Kurgusu ancak bu kadar gerçek olabilirdi.
"Dışarıda gürültüler uzaklaşıyor gibiydi, oysa gökyüzünde hâlâ şimşekler çakıyor, bir yerlere yıldırımlar düşüyor, şehrin üzerinde kıyametler kopuyordu ama biz öylece duruyorduk, fırtınaya aldırmadan, bu yabancı odanın ortasında hiç kımıldamadan, hiç konuşmadan, sanki kollarımızı gevşetirsek bu büyülü an bozulacakmış gibi birbirimizden
hiç ayrılmadan.
"
Yunan bir filozof şöyle demişti: ‘Bir kere
sınırı aşan için artık sınır yoktur.’ Yani her günah mübah, her ahlaksızlık makbul, her hırsızlık artık mümkündür.