"Dışarıda gürültüler uzaklaşıyor gibiydi, oysa gökyüzünde hâlâ şimşekler çakıyor, bir yerlere yıldırımlar düşüyor, şehrin üzerinde kıyametler kopuyordu ama biz öylece duruyorduk, fırtınaya aldırmadan, bu yabancı odanın ortasında hiç kımıldamadan, hiç konuşmadan, sanki kollarımızı gevşetirsek bu büyülü an bozulacakmış gibi birbirimizden
hiç ayrılmadan.
"
Yunan bir filozof şöyle demişti: ‘Bir kere
sınırı aşan için artık sınır yoktur.’ Yani her günah mübah, her ahlaksızlık makbul, her hırsızlık artık mümkündür.
"insan ruhu, ne bir et yığını, ne bir kemik parçası ne de bir kas yumağıdır. Erimiş, çürümüş, bozulmuş kısmını şak diye bıçakla kesip atamazsınız."
Ahmet Ümit