Kırmızı örümcek zambakları," dedi Eylül Nora, sakin bir ses tonuya. "Ölmüş ruhların ardından açar."
"Ölümü ve yeniden doğuşu simgeler." Ediz Akbulut'un sesiyle..
"Biliyor musun?...
"Eylül ayında açıp kış ayında solduklarını da biliyorum." Ediz Akbulut'un sözlerindeki imayla....
Riko Nishioka, hayatının belki de en güzel yanını kitaplarda bulan, kuralcı ve düzenli bir kadındır. Bölgenin en eski ve en büyük kitap evi olan Pegasus da çalışmakta orada kendi sessiz dünyasını kurar.
Ona tamamen zıt olan Aki Kobata ise kuralları umursamayan, özgürlüğüne düşkün, hayatı bambaşka bir bakış açısıyla yaşayan biridir. İkisi de aynı kitapçıya bağlanmıştır ama yolları her kesiştiğinde aralarında küçük çatışmalar çıkar.
Riko, kitapçının ilk kadın müdürü olur. Ancak daha ilk günden itibaren, sırf bir kadın olduğu için önünü kesmeye çalışan ve bu durumu kabullenmeyen kişilerle karşılaşır.
Fakat bir gün kitapçının kapanacağı haberiyle dengeler değişir. İki kadın, birbirlerine zıtlıklarına rağmen ortak noktalarının bu küçük kitapçı olduğunu fark eder. O yeri kurtarmak için mücadele etmeleri gerekir. Zamanla kitapçı sadece bir mekân değil; onların hayatlarını yeniden sorguladıkları, birbirlerini tanımaya başladıkları bir alan hâline gelir.
Japon edebiyatından ilk kez bir kitap okudum ve kesinlikle çok sevdim. Hem bir kitapçıda geçmesi beni çok etkiledi hem de kadınların her iş kolunda sadece kadın oldukları için yaşadıkları büyük zorlukları işlemesi… Kitapta güçlü kadın teması çok net bir şekilde hissediliyor.”
Kitap boyunca, dostluğun ve dayanışmanın, farklılıkların çatışmadan öte birbirini tamamlayabileceğinin hikâyesi anlatılır. En büyük mucize ise, kitapçıya duydukları sevgiden çok, birbirlerini yeniden keşfetmeleri olur.
600.000’den fazla sattı!
7 kitaplık serinin ilk romanı, televizyona da uyarlandı.
Ve bu kadar çok sevilmesinin sebebi çok net: kitapların, insanları bir araya getiren en güçlü bağ olduğunu sıcacık bir hikâyeyle anlatması.
Bir kitap düşün… Hem edebiyat dünyasında ödül almış hem de okurları arasında bu kadar güçlü bir bağ kurmuş olsun. İşte