Dünya üzerinde çok sayıda eser verilmiş olan distopya edebiyatından ,Türkiye'de yazılmış ilk örneğidir.Kitabin dili sade ve akıcı olmakla beraber hiçbir yerinde sıkmadan kendini okutuyor.Kitap genel olarak son sayfasında da anlatıldığı üzere bir adam tarafından kandirilmaya izin vermiş,onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini;başkaldıran insan tanımını unutma,bencillik,öngörüsüzlük,vurdumduymazlık,diktatöre boyun eğme,küçük hirslarimiza kapılma günahlarının kefaretini...Gundelik yaşamımız içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu... Diyerek özetliyor.Kitabın en vurucu cümlesinde ise : "Kötülük baş gösterirken ona karşı koymayan herkes suçun bir parçası haline gelir."Yavaşça" mevzi kazanan diktatörlüklere en başta "Hayir" demek gerekir.Baskaldiran insan bunun için soyludur." sözüyle açıklıyor.
Kitaptaki karakterler gerçek hayattaki birçok kişiyle örtüşüyor,hele de Başkan karakteri aklıma birisini getiriyor.
Siz de benim gibi ütopya distopya edebiyatı severseniz mutlaka okumanız gereken kaçırılmayacak bir eser.Hatta ileride kitabın filminin çekilmesini dahi bekliyorum.Mutlaka okuyun derim...
Şimdi buradayız işte. İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz.
Bir adam tarafından kandirilmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini;başkaldıran insan tanımını unutma,bencillik,öngörüsüzlük,vurdumduymazlık,diktatöre boyun eğme,küçük hirslarimiza kapılma günahlarının kefaretini...
Ona niye bu kadar zalim olduğunu sormak, kopekbaligina niye böyle yırtıcı dişlere sahip olduğunu sormak kadar anlamsızdı.Dünyayı böyle görüyor, böyle kavrıyordu...