Hacı Bektâş, bu savaşı rahmani tarafın kazanması durumunda marifete erişileceğini ve kişiye ilham, anlayış (fehm), aşk, şevk ve muhabbetten oluşan beş kaftan giydirileceğini söyler. Bu kaftanlar giydirilince can dirilir, akıl bu durumu onaylar. Çünkü bütün nesneler canla, can da marifetle dirilir. İşte marifetli canlar erenler canı olur. Marifetsiz canlar ise hayvanlar canıdır. Kişi bu makama erince Allah'ı sever, bu sevgi sayesinde gönlünde şevk ve zevk ateş gibi alevlenip bedende yayılır. İşte bu yüzden müritlerine marifet haberlerini veren ve onları bu yola sevk eden mürşitlere çok saygı duymak gerekir. Çünkü bu erenlerin gönlü marifetlidir, Hak Tealâ 'nın hazinesi ve baktığı yerdir. Marifet gönülleri diri kılar ve gönül gözünü açar. Ancak Hakk'a layık olanların gönüllerine marifet verilir. Çünkü marifet, Yüce Allah'ın en yakın askeridir ve onu layık gördüğü kişilerin gönlüne yollar.
Sayfa 104 - Server yay. / ayrıca bkz. Makalât, yedinci ve sekizinci bölümler·Kitabı okudu
Bu Server yayınlarından çıkan Prof. Dr.Doğan Kaplan'ın yayına hazırladığı "İncinsen de İncitme" kitabından alıntıdır. Sahife 102-103. İnsanın içindeki iki şehrin birbirleriyle olan mücadelesini anlatıyor.
Hacı Bektaş'ın sıklıkla vurguladığı bir husus da Yüce Allah'ın mutlak kudret sahibi bir yaratıcı olup kişinin korku ve ümit içerisinde olması gerektiğidir. Ona göre insan eşyayı gözüyle gördüğünü, işittiklerini kulaklarıyla işittiğini, söylediklerini diliyle söylediğini, tuttuğunu eliyle tuttuğunu, yürümeyi ayaklarıyla yaptığını zannetmektedir. Yine o, bağışlanmayı ibadet karşılığı, azabın günah karşılığı olduğunu, yanmanın ateşle olacağını zannetmektedir. Halbuki bütün bunlar herşeye kadir olan Yüce Allahın kudretiyledir, ancak Allah'ın inayeti de korku ve ümit arasında olanlaradır.
Sayfa 89 - Server yay. / ayrıca bkz. Makalât, yedinci bölüm (marifetin bilinen cevabı)·Kitabı okudu