“Sen bizden birisin. Kısmen hamamböceğisin. Ama işin en kötü yanı, aynı zamanda insan olman. Baksana, kadınlar tarafından tapınılmak için nasıl da kıvranıyorsun; tıpkı şu kıskanç, kendini beğenmiş insanlar gibi. Hadi git insan ol ama unutma, kapımız sana her zaman açık. Bizi nasıl bulacağını biliyorsun. Gözlerini aşağıda, yeraltında olup bitenden ayırma, yeter.”
“Neredeyim ben?”. “Burada ne işim var benim? Nasıl oldu da kendimi sürekli titreyen, ürperen bir cesede hapsolmuş bir halde, tepeme durmaksızın ıslak pamuk yağdıran, buz gibi bir kentte yürürken buldum? Yetmezmiş gibi, karnım aç, meteliksizim ve kimsem, hiç kimsem yok.”