“Mutlu kadınlara alışık değilim. Yavaş danslara da. Dans ederken sıçrarım, güm diye yere düşerim. Daireler çizerim; başım kadim bir savaşçınınki gibi havaya dikilir... Ağır, hüzünlü bir şarkının karşısında kara kara düşünmeye başlar, uzun kirpiklerimle yerleri süpürürüm.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat dümeni bozuk bir kayık gibi her seferinde dönüp aynı yere gelmiştim.
Bu benim kendim işte. Ben kendim hiçbir yere gidemem. Kendim orada durur, her zaman benim dönüp gelmemi bekler.
İnsanlar bunu umutsuzluk olarak mı adlandırmalı acaba?
Bilmiyorum. Belki de umutsuzluktur. Turgenyev olsa hayalkırıklığı derdi belki de, Dostoyevski olsa cehennem, Sommerset Maugham ise gerçeklik. Fakat kim ne şekilde adlandırırsa adlandırsın bu benim kendim.