At vuruldu ; içim paramparça Rüveyda .
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu .
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin ,
Ben burda damla damla eriyip akıyorum .
Yine de çiğnetemem kimseye gururumu ,
İstenmediğim yeri sessizce terk ederim .
Hâtıra kalsın diye bırakır da ruhumu ,
Mahzun bir derviş gibi boyun büker , giderim .
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken , bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkânsız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini .
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine .
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir ,
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür .