“Bizi çevreleyen (evren), logoslu ve usludur. Bu tanrısal logosu solukla içimize çekerek akıllı oluyoruz. Uykudayken unuturuz, uyandıktan sonra yeniden bilinçliyiz. Uykudayken algılamaya yarayan borular [bu borular, kanallar (poroi) duyu algılarına yararlar] kapandığı zaman içimizdeki evren ile bitişiklikten ayrılırlar. Ayrılınca da önce hatırlama gücünü yitirir, uyanınca algı boruları boyunca pencereden uzanır gibi uzanan akıl bizi çevreleyen evren ile buluşarak, logosun gücüne bürünür. (Ruh yok olmazmış, çünkü bedenden dışarı çıkınca evrenin ruhuna geri dönüyormuş. Kendisiyle aynı soydan olana...) Sadece nefes almaya dayanan bağlılık, bir kök gibi kalır.”