Bittiğinde derviş hücrelerini, sonra da tilavet odasına gezdik. Tilavet odasında hat eserler sergileniyormuş.
Mevlana müzesini gezerken öğretmenimiz Mevlana'nın sözlerinin yazılı olduğu levhaları gösterdi:
"Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol"
Neyse ki ufaklıklar öğretmenimizin sözünü dinleyip yanımıza geldiler. Öğretmenimin mert'i onların pervane amca olmadığını semazen olduklarını anlattı. Semazenlerin, Sema yaptıklarını söyledi. Bir sürü onları izledik. Büyüleyici görünüyordu.
Ne yapacağımı bilemedim. Elim ayağıma dolaştı. Herkesin ilgisi bir anda bize döndü. Dünyanın her tarafından gelen turistler bizimkilerin fotoğrafını çekmeye başladı
Sonra da Mert bizi yani daha doğrusu beni bütün Konya'ya rezil edecek bir şey yaptı. Pervane amcaların yanına gidip dönmeye başladı. Bunu gören Halil ve Salih de gidip dönmeye başladı.
Semahhanedeki insanları gören Mert hemen atıldı:
Ağabey, sana dedim ya işte bunlar pervane amcalar... Bunları ben televizyonda görmüştüm. Pervane gibi dönüyorlar. Peki, başları nasıl dönmüyor? Benim dönünce başım da dönüyor?